Topuk dikeni

Topuk Dikeni

radio-epine-calcanenne-an

Topuk Dikeni Nasıl Oluşur?

Ayak tabanında mevcut olan plantar fasia adı verilen bir kas yürüme esnasında ciddi bir yaylanma göstermek zorundadır. Bu kasın yaylanması sayesinde yükün yere verilmesi sağlanır. Topuk ağrısı probleminde ayak tabanında bulunan kasın yeteri kadar esneklik göstermediği için ağrı oluşur. Bu kas çeşitli sebeplerden dolayı kısalması ile topuğun yapıştığı yeri çekmeye başlar . Bu bölgede bir kanama oluşmasına ve ağrıya yol açar.  Zamanla yapıştığı yerde kalınlaşma oluşur. Buda röntgenlerde görülen diken olarak adlandırılan görüntüye yol açar.

Topuk ağrısı düz tabanlarda, yüksek kavisli ayaklarda, kilo problemi olanlarda, topuklu ayakkabı yada babet tarzı düz ayakkabı kullananlarda, diabetiklerde, çeşitli romatizmal hastalıklarda, bir grup ilaçın yan etkisi olarak kasın kısalması ile ortaya çıkabilmektedir.

 

Topuk Dikeni Belirtileri

Hastalarda çok tipik olarak sabah yataktan kalkma sonrası ilk birkaç adımda topuk ağrısı ile karşılaşıyor ve bu ağrı kendiliğinden yürüme ile geçiyorsa tanı tipik olarak  Topuk Dikeni (Plantar Fasiitistir). Gün içinde bir yerde uzun süre oturup ilk kalkmada oluşan ağrı, ve gün sonu ağrıları çok tipik ve tanı koydurucudur.  Hastalar çok uzun süre yürüdüklerinde veya ayakta kaldıklarında topuk ağrısı gelişimi görülmesi tipiktir.

Hastalığının tanısında ağrının şekli tanı koydurucudur. Ancak hastanın fiziki muayene sonrasında ayırıcı tanı için kişinin basarak ayak röntgenleri ve ek olarak gerekirse MR’ı veya kan tetkikleri istenebilir.

 

Topuk Dikeni Tedavisi

Topuk Dikeni hastalarında, tedavide ilk planda tutulacak olan işlem, ayak tabanında çalışma yapısı bozulmuş olan kasa yönelik olarak aşil germe egzersizlerine başlanmasıdır. Buradaki amaç plantar fasianın uzatılmasıdır. Takibinde, Topuk Dikeni hastalarının çok büyük bölümünde eşlik eden bir basma kusuru olduğu için yürüme analizleri yapılarak varsa mevcut olan yürüme bozukluğu ortaya konulur ve bu probleme yönelik olarak yapılan kişiye özel tabanlıklar ile hastanın yürümesi ile ilgili tüm sorunlar giderilmiş olur. Ayrıca Topuk Dikeni hastalarında ayak yapısına uygun olarak hangi ayakkabıları kullanmaları gerektiğine dair bilgi verilerek, hastanın tedavi süresince tabanlıklar ile birlikte ideal ayakkabıyı kullanmaları sağlanır. Günde 3-4 kez buz uygulaması önerilir. 6 haftanın sonunda hastaların  %85’i rahatlamış olacaktır.

Bu tedaviden fayda görmeyen topuk dikeni hastalarında ikinci aşamada kas egzersizlerine, fizik tedavi programlarına ve gece ateli olarak adlandırılan ayağın gece belli bir pozisyonda durmasını sağlayan bir cihaz kullanılmaya başlanır. Hastaların yarısında bu tedavi başarı sağlar.

Üçüncü aşamada hastalarda yapılan enjeksiyonlar devreye girer. Hastalarda doktorun tercihine kortizon yada prp enjeksionları denenebilir. Ancak burada çok önemli nokta hangi ek tedavi tercih edilirse edilsin,  hastaların egzersiz yapmaya ve tabanlık kullanımına devam etmeleri gerektiğidir.